Anadolu Ajansının bir asırlık haber yolculuğu

Anadolu Ajansının bir asırlık haber yolculuğu

13 dilde yayın yapan ve 100 ülkede 6 bin basın kuruluşuna hizmet veren Anadolu Ajansı 100. yaşını kutluyor.

128
0
PAYLAŞ

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla Kurtuluş Savaşı’nda “Anadolu’nun sesini dünyaya duyurmak” amacıyla TBMM açılmadan 17 gün önce 6 Nisan 1920’de kurulan Anadolu Ajansı (AA), 100 yıllık tecrübesiyle haberlerini servis ediyor.

Dünyanın en etkili ve saygın haber ajansları sıralamasında ön sıralarda yer alan AA, en hareketli bölgelerdeki sıcak gelişmeleri anında abonelerine aktarıyor.

13 dilde yayın

AA; Türkçe, İngilizce, Arapça, Rusça, Fransızca, İspanyolca, Soranice, Farsça, Endonezce, Boşnakça, Arnavutça, Makedonca ve Kurmanci olmak üzere 13 dilde haberlerini abonelerine servis ediyor.

Türkiye’deki ulusal gazetelerde yayımlanan fotoğrafların 3’te 2’sini, haberlerin ise yüzde 40’ını AA üretiyor.

Günde ortalama 2 bin haber

Dünyanın birçok noktasından aynı anda canlı yayın yapabilen AA, önemli toplantıları ve sıcak olayları abonelerine aktararak günde ortalama 18 canlı yayına imza atıyor.

100 ülkede 6 bin basın kuruluşuna hizmet veren AA, 124 farklı uyruktan 3 binden fazla çalışanıyla günlük 2 bin haber, 2 bin 350 fotoğraf, 9 infografik, 435 video yayınlıyor.

100 ülkede temsilciliği bulunuyor

Global muhabir ağı sayesinde abonelerine 7 gün 24 saat hizmet veren AA’nın, yurt dışında 41 merkezde ofisi, 100 ülkede temsilciliği bulunuyor.

New York’tan Tahran’a, Londra’dan Etiyopya’ya, Endonezya’dan Kolombiya’ya, geniş ofis ağıyla AA, dünyadaki gündemi Türkiye’ye, Türkiye’deki gündemi de dünyaya aktarıyor.

Dijital arşivinde milyonlarca fotoğraf var

Global dijital içerik dağıtım platformu “anadoluimages.com” projesini 100. yılı dolayısıyla yenileyen Anadolu Ajansı, içeriğine 1 milyon video ekledi. Toplamda 8 milyon görsel içeriğe sahip platformla AA’nın dijital arşivinde yer alan 7 milyon fotoğraf ve 1 milyon video içeriğe ulaşılabiliyor.

AA’nın kuruluş süreci

Anadolu Ajansı kurulmadan önce, Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkmış, 30 Ekim 1918’de ağır koşullar içeren Mondros Mütarekesi’ni imzalamış Osmanlı İmparatorluğu merkezinde, Türkiye-Havas Reuter ajansı çalışmalarını sürdürmekteydi.

Mondros Mütarekesi’nin ardından İstanbul’u fiilen işgal eden müttefikler ile Damat Ferit Paşa Hükümeti arasında varılan uzlaşma gereğince yabancılara haber imtiyazı verilerek kurulan Türkiye-Havas Reuter ajansının yayınladığı haberler Türkiye’nin çıkarlarına değildi. Mustafa Kemal, bu ajansın haberlerinin tamamen “uydurmaya dayandığından” rahatsızlık duymaktaydı.

Mustafa Kemal Atatürk, Albay İsmet İnönü ve arkadaşları ”4 veya 5 Nisan akşamı” Ankara Ziraat Mektebi’nde bulunan karargahta AA’nın kurulmasından söz edilen toplantıda / Fotoğraf: AA

“Ankara’ya gider gitmez bir ajans teşkilatı kurulması” düşüncesi

Mustafa Kemal o günlerde Milli Mücadele’nin sesini tüm yurda ve dünyaya duyuracak bir ajansın oluşturulmasını düşünmeye başlamıştı.

İstanbul’un 16 Mart 1920’de resmen işgali ve Meclisi Mebusanın kapanması üzerine Mustafa Kemal Paşa, Ankara’da toplanacak Meclis için seçim yapılmasını bir yazı ile 19 Mart’ta illere, komutanlıklara bildirdi. Artık İstanbul’da kalınamayacağını gören bazı aydınlar da bir süredir Milli Mücadele’ye katılmanın yollarını aramaktaydı. Bu gelişme, Anadolu Ajansının kuruluşunu da sağlayacaktı.

AA’nın kuruluşu, “Milli Mücadele’nin dönüm noktası” denilebilecek zor günlerden geçilen süreçte gerçekleşti.

İstanbul’un fiilen işgalinin ardından Milli Mücadele’ye katılmak için Anadolu’ya geçmek üzere yola çıkan aydınlardan Yunus Nadi (Abalıoğlu) ve Halide Edip (Adıvar), Akhisar İstasyonu’nda verilen mola sırasında, “Ankara’ya gider gitmez bir ajans teşkilatı kurulması” düşüncesini görüştü.

İsmini Halide Edip Adıvar seçti

Türkiye’nin önemli bir markası haline gelen “Anadolu Ajansı”nın isminin nasıl ortaya çıktığı bilgilerine ise Yunus Nadi’nin anılarında yer veriliyor.

Yunus Nadi, Halide Edip ile istasyondaki mola sırasında aralarında geçen konuşmayı şöyle anlatıyor:

“Mart 31, sene 920. Geyve’ye muvasalatımızın dördüncü günü ve üçüncü sabahıdır. Bugün Ankara’ya doğru yolumuza devam edeceğiz, çünkü beklediğimiz Halide Edip Hanım kafilesi dün akşam üstü Geyve’ye geldiler. Halide Edip Hanım ile ancak Akhisar istasyonundaki bir mola sırasında ayak üstü biraz görüşebildim.”

Halide Edip’in, Anadolu’nun haklı davasını bütün dünyaya anlatabilmek amacıyla “bir ajans teşkilatı” kurma önerisinde bulunduğu diyalog, kayıtlarda şöyle yer alıyor:

– Birinci şart hanımefendi. Sonra tabii bunun teferruatı gelir; mesela ilk merhalede neşriyat, ki başlı başına teşkilata ihtiyaç gösterir. Sonra propagandanın envaı…

– Tabii sıra ile hepsi yapılır. Fakat benim fikrimce ilk iş ajans olmalıdır. Hatta isterseniz adını burada koyuverelim: Mesela Türk Ajansı, mesela Ankara Ajansı, mesela Anadolu Ajansı… daha da bulunabilir.

– Bana ‘Anadolu Ajansı’ en iyi bir isim gibi görünüyor.

– Bana da öyle. Değil mi, evvela kendini ve mümkünse bütün vatanı kurtaracak olan Anadoludur. O halde kararımızı vermiş olalım: Anadolu Ajansı…

– Evet Anadolu Ajansı hanımefendi…”

Böylece Anadolu Ajansı’nın haber yolculuğu Yunus Nadi ile Halide Edip’in, Geyve’nin Akhisar kazası istasyonunda yaptıkları bu konuşmayla başlamış oldu.

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK